29 Kasım 2009 Pazar
15 Kasım 2009 Pazar
osho ; "bir şey olmana ve hiçbir şey yapmana gerek yok, kendini olduğun gibi kabul et yeter" diyor!
peki neden bu dünyanın en zor şeyi ? anlamıyorum??
15 Ekim 2009 Perşembe
20 Temmuz 2009 Pazartesi
Ölüm Allahin Emri, Ayrilik Olmasaydi!!

"Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye basladi mi, bende bu cihanin gami var,
dünyadan ayriligima tasalaniyorum sanma; bu çesit süpheye düsme.
Bana aglama, yazik yazik deme. seytanin tuzagina düsersem
iste hayiflanmanin sirasi o zamandir.
Cenazemi görünce ayrilik ayrilik deme.
O vakit benim bulusma ve görüsme zamanimdir.
Beni kabre indirip birakinca, sakin elveda elveda deme;
zira mezar cennetler toplulugunun perdesidir.
Batmayi gördün ya, dogmayi da seyret.
Günese ve aya batmadan ne ziyan geliyor ki?
Sana batmak görünür, ama o, dogmaktir.
Mezar hapis gibi görünür ama o, canin kurtulusudur.
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi?
Ne diye insan tohumunda süpheye düsüyorsun?
Hangi kova kuyu ya salindi da dolu dolu çikmadi?
Can Yusuf'u ne diye kuyuda feryad etsin?
Bu tarafta agzini yumdun mu, o tarafta aç.
Zira senin hayuhuyun mekansizlik aleminin fezasindadir."
"Kardes, mezarima defsiz gelme;
çünkü Allah meclisinde gamli durmak yarasmaz.
Hak Teala beni ask sarabindan yaratmistir.
Ölsem,çürüsem bile, benim yine o askim."
Ölümümüzden sonra mezarimizi yerde aramayiniz.
Bizim mezarimiz ariflerin gönlündedir.'' (Hz.Mevlana)
dünyadan ayriligima tasalaniyorum sanma; bu çesit süpheye düsme.
Bana aglama, yazik yazik deme. seytanin tuzagina düsersem
iste hayiflanmanin sirasi o zamandir.
Cenazemi görünce ayrilik ayrilik deme.
O vakit benim bulusma ve görüsme zamanimdir.
Beni kabre indirip birakinca, sakin elveda elveda deme;
zira mezar cennetler toplulugunun perdesidir.
Batmayi gördün ya, dogmayi da seyret.
Günese ve aya batmadan ne ziyan geliyor ki?
Sana batmak görünür, ama o, dogmaktir.
Mezar hapis gibi görünür ama o, canin kurtulusudur.
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi?
Ne diye insan tohumunda süpheye düsüyorsun?
Hangi kova kuyu ya salindi da dolu dolu çikmadi?
Can Yusuf'u ne diye kuyuda feryad etsin?
Bu tarafta agzini yumdun mu, o tarafta aç.
Zira senin hayuhuyun mekansizlik aleminin fezasindadir."
"Kardes, mezarima defsiz gelme;
çünkü Allah meclisinde gamli durmak yarasmaz.
Hak Teala beni ask sarabindan yaratmistir.
Ölsem,çürüsem bile, benim yine o askim."
Ölümümüzden sonra mezarimizi yerde aramayiniz.
Bizim mezarimiz ariflerin gönlündedir.'' (Hz.Mevlana)
TEKRAR GORUSENE KADAR HOSKAL MURAT DAYICIGIM!!
06 Ocak 2009 Salı
24 Ekim 2008 Cuma
Eski bir İstanbul masalında final
Yıllar önce yüksek lisans tezim için Duygu Sağıroğlu ile görüşmek üzere İstanbul'da bulunuyordum. Duygu hoca ise o döneme denk düşen İstanbul Film Festivali'nini kapanış gecesinin sahne düzenlemesi ile ilgileniyordu. Sahnede farklı boyutlarda ve farklı renklerde hediye kutlularından oluşan bir renk cümbüşü tasarlamıştı Duygu hoca ve paketler, Ayazağa Kültür ve Kongre Merkezi'nin atölyeye dönüştürülen boş ve soğuk depolarından birinde hazırlanıyordu. Bende günü Duygu Hoca ile geçirmek için onlara katılmış, elimden geldiğincede yardım etmiştim... Molalardan birinde İKSV'de çalışan ve sonradan arkadaş olduğumuz Gökhan ile Kültür Merkezi'nin proje ofislerinden birinde çay içerken tanıştım Ayazağa Kültür ve Kongre Merkezi'nin projesi ve maketiyle ! Hem proje hem de ofis yıllar önce sanki ertesi gün ofise tekrar dönülecekmiş gibi kendi kaderine terkedilmişti. Hüzünlü bir boşluk hakimdi herköşede....
Gökhan projenin maketini gösterirken projenin kaderi hakkında da bilgiler vermişti ve ben hem hayran kalmış hemde üzülmüştüm İstanbul'un kayıbı için!! " Proje hakkında sohbet ederek bitirdiğim çay molasının ardından tam yedi yıl geçmişti ve bu proje benimde zihnimin tozlu anıları arasındaki yerini çoktan almıştı ... Taaki bu sabah Radikal gazetesinin sayfaları arasında "Eski bir İstanbul masalında final" başlıklı haberi okuyuncaya kadar! Evet haber Ayazağa Kültür ve Kongre Merkezi hakkındaydı. Haberi büyük bir heyecanla okudum ve paylaşmak istedim bu heyecanımı... Heyecanımın yanında haberin içeriğinde beni üzen iki şey vardı; birincisi projeyi yabancı ortaklı bir şirketin alması -'bizim sanata yatıracak paramız yok demek ki!!'- , ikincisi ise ihale koşullarına göre merkezin 50 gün İKSV’ye, 120 gün de Kültür Bakanlığı’na ücretsiz tahsis edilmesi gerekiyordu. Şimdi yeni anlaşmada bu kullanım süresi toplamda 52 güne indirilmiş durumda, -' Bakan Günay, İhaleyi alan Turkmall’un Ayazağa’yı ‘bir ticaret ya da konaklama merkezi’ne dönüştürmek gibi talebi olmadığının altını özellikle çizdi.' gibi bir açıklama yapmış sizce'de ortada çelişkili bir durum yok mu? Turkmall, farklı şehirlerde forum adlı alışveriş merkezleri yapan bir şirket, acaba hangi forumda sinema dışında bir tiyatro salonu var? Eski planlara göre merkezde 2500 kişilik büyük, 450 kişilik küçük konser salonları, 950 kişilik çok amaçlı salon ve çok sayıda toplantı, sinema salonunun olacağını biliyoruz ama bakalım yeni planlarda bu sayısal tablo bize neler gösterecek!!
Sanat satılık ama alan yok, sanat üzerinden ticaret yapılan bir meta artık! Parası olan düdüğü istediği gibi çalabiliyor. Sevinmek ile üzülmek arası gidip gelirken hem Türkiye hem de İstanbul böyle bir merkeze kavuşacak düşüncesiyle sevinmeyi tercih ettim yine de :)
Gökhan projenin maketini gösterirken projenin kaderi hakkında da bilgiler vermişti ve ben hem hayran kalmış hemde üzülmüştüm İstanbul'un kayıbı için!! " Proje hakkında sohbet ederek bitirdiğim çay molasının ardından tam yedi yıl geçmişti ve bu proje benimde zihnimin tozlu anıları arasındaki yerini çoktan almıştı ... Taaki bu sabah Radikal gazetesinin sayfaları arasında "Eski bir İstanbul masalında final" başlıklı haberi okuyuncaya kadar! Evet haber Ayazağa Kültür ve Kongre Merkezi hakkındaydı. Haberi büyük bir heyecanla okudum ve paylaşmak istedim bu heyecanımı... Heyecanımın yanında haberin içeriğinde beni üzen iki şey vardı; birincisi projeyi yabancı ortaklı bir şirketin alması -'bizim sanata yatıracak paramız yok demek ki!!'- , ikincisi ise ihale koşullarına göre merkezin 50 gün İKSV’ye, 120 gün de Kültür Bakanlığı’na ücretsiz tahsis edilmesi gerekiyordu. Şimdi yeni anlaşmada bu kullanım süresi toplamda 52 güne indirilmiş durumda, -' Bakan Günay, İhaleyi alan Turkmall’un Ayazağa’yı ‘bir ticaret ya da konaklama merkezi’ne dönüştürmek gibi talebi olmadığının altını özellikle çizdi.' gibi bir açıklama yapmış sizce'de ortada çelişkili bir durum yok mu? Turkmall, farklı şehirlerde forum adlı alışveriş merkezleri yapan bir şirket, acaba hangi forumda sinema dışında bir tiyatro salonu var? Eski planlara göre merkezde 2500 kişilik büyük, 450 kişilik küçük konser salonları, 950 kişilik çok amaçlı salon ve çok sayıda toplantı, sinema salonunun olacağını biliyoruz ama bakalım yeni planlarda bu sayısal tablo bize neler gösterecek!!
Sanat satılık ama alan yok, sanat üzerinden ticaret yapılan bir meta artık! Parası olan düdüğü istediği gibi çalabiliyor. Sevinmek ile üzülmek arası gidip gelirken hem Türkiye hem de İstanbul böyle bir merkeze kavuşacak düşüncesiyle sevinmeyi tercih ettim yine de :)
07 Eylül 2008 Pazar
yeni bir dönem başlıyor :)
evet benim için yeni bir dönem başlıyor çünkü yıllar önce yaşadığım kötü tecrübelerle bir korkum daha olmuştu; yüzme korkusu... ama artık yok!!!
Nasıl mı başardım; Uzun süren yaz tatilim boyunca kendimle ve kedimle başbaşa kalma fırsatım oldu...
Bu kendimle kalma anlarında korkularımla yüzleşmek için birşey yapmadığımı sadece kabullendiğimi fark ettim ve tatil dönüşü hemen yüzme kursu araştırdım...
Aynı gün kurs bulup başlangıç tarihini öğrendim, o gündü!! Hemen yazıldım ve başladım kursa!
İlk gün benim için çok heyecan vericiydi çünkü derinliği 2 metreyi geçen bir havuzda çalışmaya başladık ve arkası geldi başarılarımın :)) çünkü hedefim su balesi yapmaktı :)))
Bir ayın sonunda ise artık yüzebiliyorum :) demenin keyfini yaşıyorum...
Eğitmenimin tavsiyesi kursu 3 aya tamamlamam ki bende bu tavsiyeye uyup devam edeceğim!!
Tüm bu çabamın altında aslına bakılırsa sadece yüzme korkusu olmadığı hemen farkediliyor; çünkü temelinde ölüm korkusu yatıyor!! işte bu nedenle benim için yeni bir dönem başlıyor; çünkü sadece yüzmeyi öğrenmedim, ölüm ile ilgili bir korkumu daha yendim :)) şimdi sıra diğer korkularımda!
Tüm bunların yanında korkumun beni eylemsizliğe itmesine daha fazla izin vermemiş olmak ise beni çok mutlu ediyor!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

